Yazı Detayı
25 Mayıs 2018 - Cuma 16:57
 
Az Al
İmran Ünal Er
 
 

 

Çok şeye sahip olmak hiçbir şeye sahip olmakmış. Aldığımız, hayatımıza dâhil ettiğimiz her artı şey bizi eksiltiyormuş. Gizli katil; gizli suçluymuş hayatımızı kolaylaştırdığını düşündüklerimiz. Boş silaha mermi takmakmış. Takas etmekmiş maddeyle tüm duyguları.

 

Bireyler olarak sürekli her şeyin en iyisi ve en fazlası derdindeyiz. En lüks telefonlar en lüks zamanlarımızı çalan hırsızmış. Kendi paramızla evimize cebimize hırsız satın almışız. Duygu hırsızı, sevgi hırsızı, ahlak hırsızı?  Delilerce para döküp evimizin en nadide yerinde duvarımıza monte ettirdiğimiz LCD bilmem kaç ekran TVler boşluktaki kadınların izlediklerinle kendi hayatini kıyaslamasına, gaza gelmesine, kararlar vermesine yol açıyor. Çocuklarımızı çirkin bir kapsül halinde sunulan yaşam tarzına çekmektedir. En değerli zamanları bir ekrana ve bir telefona değişmişiz. Sevgi ilgi bekleyenleri erteleyip; işin en çirkin yanı onları da bu hayatın bir parçası etmişiz. Sohbet muhabbet ne güzel şeydi oysa bir ailenin içinde. 

 

Azı karar iken çoğu zarardı. O yüzdendir ki bizim çocukluğumuz saf-ı temiz kaldı; stabil arsızlıklarımız oldu, fazlası yoktu elde evde biz az ile çoğaldık. Sohbet edebildiğimiz akşamlarımız olurdu. Babam anlatır, hatta anlattırırdı o günü. Severdik biz tencerede patlayan mısırları, çamurdan oyuncakları, yürüyerek gidilen yolları...

 
Etiketler: Az, Al,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı