Yazı Detayı
30 Ocak 2019 - Çarşamba 17:46
 
Bizler kardeşiz
Sefa Sami
sefa_sami@hotmail.com
 
 

 

Hayat; öylesine zalim, gaddar ve acımasız ki! Nerede, ne zaman, nasıl bir kamçıya mahkûm edileceğin hiç belli olamaz. Zaman oluyor ki hoş, tatlı, kalp ferahlığı içerisinde günler geçirirsin. Kimi zamanlar da vardır ki çile, acı, yıkım dolu ölümlü dakikalar, saatler ardı ardına sıralanır durur peşinden. Yoktur ki hiçbir Âdemoğlu hayatı boyunca rahatlık, huzur dolu bir yaşam sürebilmiş olsun. Elinde, avucunda mal-mülk bol olabildiği kadar olsun. Bedenen, ruhen huzur bulmadıktan sonra ne anlam ifade edebilir ki o faninin varlığı!

Olabilir; Karun kadar servetin olsun. Yine de huzura erecek bir yaşantın olamaz. Ne kadar mal varlığın bol olursa uykusuz gecelerin, korkulu, tedirgin günler hep bir gölge misali peşinden dolaşıp duracaktır. Her şeyin bir bedeli olduğu gibi yaşamanın da bir bedeli vardır. İster fakir, ister zengin ol.

Yaşam, bir bedeldir. Bu bedeli ödemek için zamanla amansız bir yarış içerisine girersin. Kâh maddi olarak büyük gayretler içerisinde, yaşamla mücadele içine girersin. Kâh kalıcı, güvenilir ve her zaman şahsına ihtiyaç duyulacak çevreler edinmeye çalışırsın. Belli bir yere demir atmak hem toplum açısından hem de dünya hayatı açısından çok önemli, çok değerlidir. Var olmak; toplumu kabullenmek, kendini topluma kabul ettirebilmek gerekir.

Bir çevre, bir ortam içerisinde bulunarak saygınlık kazanmak hiç de kolay olmaması gerekir. Çünkü saygınlık ancak kaliteli, faydalı hizmetlerde bulunmakla elde edilir. Ne yazık ki günümüzde insanların çoğu şahsi çıkarlarını, menfaatlerini toplumun ve yaşamını sürdürmekte olduğu bölgenin üstünde tutmaktadır. Kasıt etmekte olduğum bölge; mahalle, köy, şehir, v.b. yerlerden ibarettir.

Zaman geçip giderken kendisiyle birlikte değerlerimizi de alıp götürmektedir. Millet olarak değerlerimize, örf, adetlerimize sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur. Çünkü bu yüce milletin geçmişi ne sıradan bir geçmiştir, ne de sıradan bir yaşantıdır. Tarihten bu güne başı dik, gururla, eğilmek-ezilmek nedir bilmeyen bir toplum olduğumuzu unutmayalım. Bu gün bizlere ne Avrupa ne de Amerika gereklidir. Bizlere sadece ve sadece bizler gerekliyiz. Birliğimizi, dirliğimizi bozmadan cennet vatanımızın cennet topraklarında el ele, kardeşçe ve huzur içerisinde yaşamasını bilmeliyiz. Bizler birlik, dirlik içerisinde olduğumuz sürece

kimselerin gücü, kuvveti mağlup olmamıza yeterli olmayacaktır. Mümkün oldukça bu fırsatı gece gündüz uyumadan kollayanlara da yol açmamak gerekir.

Bu milletin evlatları nice cephelerde, muharebe meydanlarında sırt sırta kardeşçe savaşarak kan dökmüşlerdir. Her karış toprakta şehitlerimizin, ecdadımızın kanı vardır. Ne şiirler, marşlar, türküler söylenmiştir güzel vatanımızın üstüne. Dün nasıl kardeştik bu gün de yine öyle kardeşiz. Ebediyen kardeş olarak kalacağız. Hiç kimseler bu kardeşliği bozamaz. Bozmalarına da izin veremeyiz. Çünkü bizlerin kardeşliği sıradan bir duygu değildir. Her şeyin ötesinde ve üstündedir.

“Cennet topraklarında kardeş olarak doğduk, kardeş olarak öleceğiz.”

 
Etiketler: Bizler, kardeşiz,
Yorumlar
Haber Yazılımı