Yazı Detayı
31 Ekim 2017 - Salı 16:11
 
Dayatılanlar
İmran Ünal Er
 
 

 

Şimdi bana inanmayacaksınız nasıl alçakça yönetildiğimizi anlatmak istesem.  Çoğunuza bağnaz, saçma ve gerici gelecek biliyorum. Hatta benden nefret bile edeceksiniz. Ama maalesef şu büyük akıllar renk veriyor yaşamımıza. Görünüşte toz pembe gibi görünen her şey aslen kömür karası… “gençleri nasıl bu noktaya getirdiler” araştırmak ve öğrenmek çok da güç değil. Özgürlük tanrıçaları ülkelerin içine girin, birçok yasak ve gericilik bir aradadır. Ne diyor bu dediniz. Diyorum ki İtalya`nın ardından İngiltere de de okullarda mini etek yasakları geliyor (http://www.bbc.com/news/uk-england-devon-33387144). İngiltere’nin en iyi 50 eğitim kurumu arasında bulunan kız lisesinde öğrencilerin mini etek giymelerine yasak getiriliyor. Okul müdürü, yasağa "etek boylarının kısalığını" gerekçe gösterdi. ‘’Alıntı’’  kısaltmak için kıvırıyorlarmış hahahhayyyy. Sizce neyi önleyemediler ve neyin üstesinden gelemediler. Aynı uygulama cağnım ülkemde olsa şu an ayaklanmalar başlamıştı çoktan. Sesli gülüyorum ve ayakta alkışlıyorum demokrasi kırıntılarını…

 

Neydi neydiiiiii bedeninize mi dokunmayacaklardı. Katilliği meşrulaştırma yolunda koşan özgür savaşçılar. Sizin bedeninizin canı cehenneme. O çirkin kafanın gölgesinde taşıdığın can derdimiz. Kürtajın hiçbir evresi sizi katillikten kurtarmaz. Nasıl bir özgürlük, nasıl bir zihniyet, nasıl bir kahpeliktir canının içindeki cana kıymak için bedenime dokunma demek. Bunu arsızca savunmak. Tamam tamam!!! Derin bir nefes aldım! Sakinleşiyor gibiyim. Hormonlarım çok yaramaz bu aralar ve bazen kan fazla gidiyor beynime. İşin aslı ne derseniz. Modanın başkenti diye beyinlere enjekte edilmiş Parissss şu ünlü ünsüz paralı youtuber ların hava olsun diye koştuğu ve birçok ünlünün seferber olduğu moda haftaları. Paris`te hazırlanan adeta katledici ürünler tüm dünyaya sunuluyor moda adı altında. İşin kötüsü, Paris’in  sokaklarına inin kimsenin umurunda değildir moda ve hiç biri bizim gibi özenti manyağı değildir. Ve işin acısı dudak uçuklatan birçok markanın ürünlerini incelediğimde kesimler çizgiler oldukça bol, salaş ve boyfriend tarzında. Bu konuya nereden merak saldım anlatayım. Bir rahatsızlığım sonucu iyi bir hekimin tavsiyesi.             DAR DİYME!!! diyor bana ve ben hayretle bakıyorum. Çünkü giyiyorum.  Kılcal damarları öldürüp zamanla çalışmayan kılcal damarların ana damarlarına baskı yaptığından kalp rahatsızlıklarından kısırlığa kadar değinince biraz araştırıyorum. Tam olarak neyi amaçlıyor, bu moda gölgesi altındaki bilir kişiler? Maalesef mağazalarda geniş konseptler bulmak oldukça güç. Artık XL ürünlere talim ediyoruz. S veya M bedenlerin içine giremez haldeyiz. Bunun da yegane sebebi daha çok zayıfla, çünkü daha çekici olmak bunu gerektirir mesajları. Yemek yemeyen liselileri biliyorum. Kilo alma korkusuyla savaşan. Hepimiz bu dayatının bir parçası olarak yeni nesli el birliğiyle zehirliyoruz. Kürtaj serbest olmalı gibi saçmalıkların peşine düşerek, minicik beyinleri nelere sevk ettiğimizi bilmeyecek kadar cehalete gömülmüş durumdayız.

 

Dizilerimiz olmuş çarpık ilişki, düğünlerimiz kırmızı halıları aratmıyor ve en güzeli ne kadar açarsak bedenimizi o kadar öz güvenli oluyoruz. Sıradan işlerimize giderken öyle hazırlanıyoruz ki sanırsın plazada İK müdürü… Bende de çok oluyor bazen aşırı şık resmi ertesi gün spor ayakkabılar nasıl bir karmaşanın ve dayatının içindeyiz sorguluyorum, sorguluyorum, sorguluyorum…

Ardından diyorum “Dokunmayın bedenlerine, onlar izin verdiklerine zaten dokunduruyorlar. Çünkü özgür olmak bunu gerektirir….”.

 
Etiketler: Dayatılanlar,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
04 Kasım 2019
Kendine Gel!!!
04 Ekim 2019
Topuklu Ayakkabı
21 Eylül 2019
Güç
15 Eylül 2019
İyi'lik
08 Mayıs 2019
Gökkuşağı
21 Nisan 2019
Basit!
07 Mart 2019
ÇOCUK KAL
07 Şubat 2019
Vazgeç
24 Aralık 2018
MASKE
06 Kasım 2018
Kara kutu
28 Ekim 2018
Güzel sev!
22 Ekim 2018
Stockholm Sendromu
15 Ekim 2018
Mevsimin Ruhu
08 Ekim 2018
VİCDAN
01 Ekim 2018
KAHVE “Le Frappuccino de Latte bilmem ne”
22 Eylül 2018
MARUZ
10 Eylül 2018
Yolun Neresindeyim?
13 Ağustos 2018
NİYET
23 Temmuz 2018
YANMAK
11 Temmuz 2018
NEFİS'İ NEFİS
03 Temmuz 2018
EVLAT
25 Mayıs 2018
Az Al
13 Mayıs 2018
ANNE GİBİ
19 Nisan 2018
SUÇ
27 Mart 2018
Toprak
21 Mart 2018
İFTİRA
08 Mart 2018
DOĞA
26 Şubat 2018
CİNSEL İSTİSMARIN ALTINDA YATAN GERÇEKLER
20 Şubat 2018
NNS
12 Şubat 2018
KOŞ
29 Ocak 2018
Güzel Olan Herşey
24 Ocak 2018
Adam
15 Ocak 2018
ZEMHERİ
11 Ocak 2018
KİN
02 Ocak 2018
Araf
25 Aralık 2017
DELİ
16 Aralık 2017
SUS
04 Aralık 2017
DURDUR DÜNYANI
27 Kasım 2017
ANNE OLABİLME SANATLARI
20 Kasım 2017
HEVESLER
13 Kasım 2017
TEREDDÜT
26 Ekim 2017
KEŞFET
18 Ekim 2017
BAHANELERİMİZ
09 Ekim 2017
Huzur
22 Eylül 2017
SON-BAHAR
12 Eylül 2017
FAZİLET
06 Eylül 2017
GÖSTERİ’Ş
28 Ağustos 2017
ŞEREF
18 Ağustos 2017
HAYAT
11 Ağustos 2017
HURAFE’M
02 Ağustos 2017
Erken
26 Temmuz 2017
DOST
19 Temmuz 2017
21. GÜN
12 Temmuz 2017
EDA'M
05 Temmuz 2017
İlim
19 Haziran 2017
Mu-Ha-Se-Be
15 Haziran 2017
Eskişehir Ağlıyor
05 Haziran 2017
Hicret
29 Mayıs 2017
Farabi
23 Mayıs 2017
Narsizm
18 Mayıs 2017
Sahte Mutluluk Oyuncakları
08 Mayıs 2017
Anne
01 Mayıs 2017
Ekmek İçin Emek Verenler
26 Nisan 2017
Kendini Terk Etme
18 Nisan 2017
Düşman
11 Nisan 2017
Gitmeli….
05 Nisan 2017
Yalnızlık Aşkım
02 Nisan 2017
Sevin !
Haber Yazılımı