Yazı Detayı
12 Eylül 2017 - Salı 09:32
 
FAZİLET
İmran Ünal Er
 
 

 

 

Nereden baksan fazilet, insanın sonsuzluğu öngörüp kendini küçültmesidir kısacık ömürde. İyiliklere sarılıp kötülüklerden kaçmaktır fazilet. Ahlak hırkasını sırtından eksik etmeyen erdemli bir maneviyattır fazilet. İyiliğin kapısına hizmetkâr olmuş manevi bir kuvvettir fazilet. Zıttı telaffuzu rezilettir.  Fazilet gibi rezalet de hem ruhun kötü nitelikleri, hem de bunlardan kaynaklanan haksız eylemler için kullanılmıştır. Kötülüğün ve ahlaksızlığın kötü sözlerini ağzına dolamışların yerlere düşmüş halidir rezilet. Onlar ki kötülüğü ciğerlerine nefes edinmiş, onlar ki sadece nefislerine hizmet edenlerdir.

Bazen farkında bile olmazsınız kötülük yapışmıştır her yerinize ve bu bir hastalıktır. Manevi bir hastalık olması yanında öldürücüdür de.  Bu manevi hastalıktan korunmanın en güzel ilacıdır ahlak ve fazilete sarılmak. Oysa ne büyük zenginliktir ahlak ve fazilet yoluna seyyah olabilmek. Fazilet sahibi insanlarda her daim huzur ve ahenk görülür. Rezilet sahipleri arasında ise hep fitne ve fesat söz konusu olur. Kendilerini rezil etmeleri yetmezmiş gibi ahlak sahiplerinin de nefisleriyle oynarlar. İşte tam da oradadır fazilet, rezilet sahiplerinin sizin üstünüze yürüdüğü ince köprüde. Karşılık verdiğin an kayıp düşüverirsin sefiller uçurumuna…

Âl-i İmrân sûresinde (3/133-135) Kur’an’ın temel fazilet olarak ısrarla vurguladığı takvaya sahip olanlardan bahsedilirken bunların başlıca nitelikleri şöyle sıralanır: Bollukta da darlıkta da mallarını Allah için harcarlar, öfkelerine hâkim olurlar, insanları bağışlarlar, kötülükte ısrar etmezler (diyanetislamansiklopedisi).

 

Mutluluğun ve iç zenginliğin sonsuz kaynağıdır fazilet.

İlim yolundan, irfan suyundan, hak oyunlarından nasibini almışların erdemidir fazilet.  İÜE

 
Etiketler: FAZİLET,
Yorumlar
Haber Yazılımı