Yazı Detayı
10 Ağustos 2019 - Cumartesi 08:44
 
TATİL ANLAYIŞIMIZ
 
 

“Tatil”

Türkçe anlamı; eğlenmek veya dinlenmek amacıyla çalışmadan geçirilen zaman miktarına denir. Asıl yazılışı "Ta'tîl" şeklindedir. Bu kelime aslen Arapça olup "atâlet" kökünden türetilmiştir. Atâlet; işe yaramamak, etkisiz olmak veya faaliyet dışında kalmak manalarını barındırır.

Günümüz dünyasında “tatil” kelimesi genellikle eğitim-öğretimin yapıldığı ve bu kurumlarda aktif olanlar için kullanılır. Resmi veya özel sektörlerde çalışanlar için izne çıkmak, dinlenmek, v.b. kelimeler kullanılır. Genellikle tatil yapanların ya da izne çıkanların çoğunluk bir kısmı gezip ve eğlenmek dışında başka faaliyetlerde bulunamıyorlar. Kimileri memleketine, kimileri yazlıkları varsa yazlıklarına, kimileri yurt içindeki tarihi veya turistik yöreleri, kimileri de yurtdışında vakitlerini tüketmektedirler. Tüketilen vakitlerle birlikte yaptığımız bilinçsiz, plansız harcamaların sonucunda pek çoğumuz için tatillerin faturaları ağır olabiliyor. Kimilerimiz için tatil yedi yıldızlı otellerde, turistik plajlarda, yüksek maliyetli havuzlarda geçirmekten ibaret olduğunu sanıyor. Oysaki eğlencenin dönüşünde yapılan plansız harcamalar ileriki zamanlarda maddi, manevi olarak hem kişiyi, hem aile ekonomisini çeşitli sıkıntılarla karşı karşıya bırakabilmektedir. Tatil yapacağım derken israfa, lükse özenmeye gerek yoktur. Unutulmasın ki israf ile gösteriş günümüz dünyasının bir çeşit hastalıklarındandır. İyi bir tatil yapabilmek için ne yıldızlı otellere gerek var ne de hesapsız kitapsız harcamalara gerek vardır. En güzel tatil bütçeye göre ayarlanarak yapılan tatildir.

Herkesin ve her kesimin kendilerine göre elbet ki bir tatil anlayışı vardır. Biz Müslüman fertlere yakışan aşırıya kaçmadan, israfa yol açmadan, gücümüzün yetebildiği şekliyle "Allah rızasının sınırları dışına" çıkmadan istifadeli bir şekilde tatilimizi tamamlayarak tekrar işimizin, gücümüzün başına dinlenmiş, huzur yüklenmiş ve yeni bir tatil imkânına kadar kullanabileceğimiz bir enerji kazanımıyla dönebilmektir. Şart değil tatil beldelerine gitmek, bol yıldızlı otellerin havuzlarında vakit geçirmek. Gittiğimiz mekân her neresi olursa olsun aldığımız her nefeste, attığımız her adımda yüce yaratanın bizlerle beraber olduğunu unutmamaktır. Aslında “nerede olursanız olun O, sizinle beraberdir” (Hadid Suresi 4. ayet) ayetinin anlamını gerek çalışma ortamında gerekse tatil ortamında devamlı dikkate almamız gerekiyor.

Müslüman fert bedeni olarak dinlenmeye çekilebilir. Lakin bu dini ibadetlerimizden de feragat edeceğimiz anlamına gelmez. Yapılan tatillerde kişi rehavete kapılarak gaflet deryasında kaybolmamalı. Ola ki ibadetlerimizden alkollü içkiler, sigara, kumar, uyuşturucu, v.b. diğer etkenler alıkoyabiliyor. O zaman manevi hasarın yanında maddi hasarın hesabı bile yapılamaz. Çünkü maddi zararların zamanla telafisi olabilir. Manevi zararların telafisi imkânsız diyebiliriz. İşte o zaman en büyük kayba sebep oluruz. Örneğin müzik, spor ve inançlarımıza aykırı olmayan oyunlar insan fıtratına uygundur. Bu tarz sosyal faaliyetlerin içerisinde aşırıya kaçmadan, günlük ibadetlerimize engel olmadan bulunabiliriz. Kimi insanlar yahut çevreler İslamiyet’te tatil diye bir anlayışın olmadığını iddia ederler. Bu iddiaya cevap olarak şu ayeti kerimeyi örnek verebiliriz;

“Elbette her zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten her zorluğun yanında bir kolaylık daha vardır. Öyleyse boş kalınca hemen kalk, (başka bir) işe koyul. Ve yalnız Rabbine giden yola yönel.” (İnşirah Suresi 5-8)

Tatilin en güzel yanlarından biri sıla-i rahimdir. Sıla-i rahimde bulunarak hem aile, akraba, eş, dost, çevre ile hasret giderilir. Hasbi hal edilir. Hem de aile büyükleri ziyaret edilerek hayır dualarında bulunmak nasip olur. Bir müminin duasını alabilmek, o duaya layık olabilmek en büyük hazinelerimizdendir. Belki de bu fani dünyada kendimize yapabileceğimiz en büyük iyiliktir, kazançtır. Dinimizde fiillerimiz niyetlerimize göre hüküm kazanır. Niyetimiz halis olduktan sonra verilen hükmün sevap defterinde kayıtlı olacağından şüphemizin olmaması gerekir. Bu güzel ziyarette bulunarak üzerimize farz kılınan görevlerimizden birinin gereğini yerine getirmiş oluruz.

Mümin; her ne kadar varlıklı olursa olsun, imkânları geniş olursa olsun yapacağı faaliyetlerde dinimize uygun bir yaşam sergilemek zorundadır. Her şeye sahip olabiliriz. İstediğimiz tüm imkânlar elimizin altında bulunabilir. Evimize, yaşadığımız çatının altına İslami kuralları yerleştirmedikten sonra hiçbir şeyin anlamı olmaz. Bakarsın gün gelmiş farkında olmadan bizlerde İslami hayatımızı sonsuza kadar tatile çıkartmış olabiliriz.

Sonuç olarak yapacağımız faaliyetler her ne olursa olsun içeriği ve amacı haramdan uzak, ilahi rızaya yakın olsun.

 
Etiketler: TATİL, ANLAYIŞIMIZ,
Yorumlar
Haber Yazılımı