Yazı Detayı
06 Şubat 2017 - Pazartesi 15:29
 
Türk Milliyetçileri HAYIR Diyor !
 
 

Neden “hayır” diyoruz?

 

Egemenliğin kime ait olduğu ve nasıl kullanılacağı bir rejim meselesidir. Rejim yönetim şeklidir; egemenliğin kim tarafından ve nasıl kullanılacağını gösterir. Egemenlik bir kişiye aitse sistemin adı monarşi, millete aitse demokrasidir. Demokrasilerde egemenlik yetkisi organlar eliyle kullanılır. Egemenliğin kullanımı hiçbir kişi, zümre ve sınıfa bırakılamaz.

 

VI. Egemenlik

MADDE 6- Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.

Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.

Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.

VII. Yasama yetkisi

MADDE 7- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.

VIII. Yürütme yetkisi ve görevi

MADDE 8- Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.

IX. Yargı yetkisi

MADDE 9- Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.

 

İşte 18 maddeden oluşan Anayasa değişiklik teklifi ile Türk milletine ait olan egemenlik yetkisini millet adına kullanan yasama, yürütme ve yargı organlarının yetkileri tek kişide toplanmaktadır. Yasama organı olan TBMM’nin üye sayısı artırılmakta ancak yetkileri sınırlandırılmaktadır. Yürütme organı olan Bakanlar Kurulu’nun kararları, kararname ve yönetmelik yapma yetkileri, siyasi sorumlulukları kaldırılmaktadır. Cumhurbaşkanı tarafından atanacak yeni bakanlar, Cumhurbaşkanı’nın verdiği yetkileri kullanan teknik memurlar olacaktır. Bu Anayasa değişiklik teklifi ile Parlamento ve Hükümet adeta tasfiye edilmektedir. Yüksek Yargı’nın adındaki “yüksek” sıfatı da kaldırılarak, Parti Genel Başkanı olan Cumhurbaşkanı tarafından atanan ve “yüksek” ligi elinden alınan siyasi bir organa dönüştürülmektedir. Bu değişikliler Cumhurbaşkanını denetlenemez ve yargılanamaz hale getirmekte, bu yönüyle bir af kanunu halinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. 116. Maddede adrese teslim bir düzenleme ile ikinci dönemin sonuna doğru meclisin seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde Cumhurbaşkanına 3. defa seçilme hakkı verilerek 2033 yılına kadar saltanat ikram edilmektedir. Bu şekilde kişiye özel bir düzenleme ve anayasa olur mu?

 

Meclis kendi onurunu çiğneyerek yetkilerini tek kişiye devretmekte, Başbakan adeta “ben gereksizim” diyerek başbakanlıktan feragat etmektedir. Hatta başbakan “başkanlık sistemi gelmezse Türkiye bölünür” demekte, Başbakan Yardımcısı “başkanlık gelirse terör biter” diyebilmekte, Cumhurbaşkanı ise Türkiye’nin bir “beka” sorunu ile karşı karşıya olduğunu ve ikinci kurtuluş savaşı verdiğimizi belirtmektedirler. Acaba kurtuluş savaşını anayasa ile mi yapıyoruz? Türkiye’yi “beka” sorunu ile karşı karşıya kim getirdi? Türkiye’yi 15 yıldır kim yönetiyor? Kimlerle savaşıyoruz? Düşman PKK ise, Oslo

 

müzakerelerini, Habur rezaletini, Apo ile yürütülen pazarlıkları, Çözüm sürecini, Dolmabahçe mutabakatını ve en önemlisi PKK’nın ülkemizde yaptığı silah ve cephane yığınağını seyretme politikasını nasıl izah edeceğiz? Düşman PYD/YPG ise, Salih Müslüm’ü kim muhatap alarak Türkiye’de ağırladı? Peşmergenin Türkiye’den geçişine kim müsaade etti ve Kobani zaferine(!) kim selam gönderdi? TSK şehitler vererek El Bab’da hangi amaç için savaşıyor? ABD ve Rusya anlaştı, Anayasa taslağı hazırlandı, 800 km sınırımız olan Fırat’ın doğusunda PYD, aynen Kuzey Iraktaki kukla Barzani yönetimi gibi devletleşiyor; Süleyman Şah Türbesini büyük bir zafer edası ile kaçırırken, PYD’ye alan açmış olmadık mı? Yıllarca Irak’ın toprak bütünlüğü kırmızıçizgimiz dedik; Irak merkezi yönetimi ile kavga ederken bir yandan da Barzani ile dostluk ve ticaret yaptık. Barzani bağımsızlık ilan etmeye hazırlanıyor. Bu iflas etmiş politikaya rağmen şimdilerde de bir yandan ÖSO ile Suriye’yi parçalamaya, PYD’yi devletleştirmeye çalışıyor, diğer yandan Suriye’nin toprak bütünlüğü demeye devam ediyoruz. Türkiye’yi “beka” sorunu ile karşı karşıya getiren düşman Fetö ise, onlarla 17/25 Aralık’a kadar koalisyon yapan, “menzilleri aynı olan” kimdi? Düşman üst akıl ise, yıllardır istihbarat desteği dâhil terörle birlikte mücadele ettikleriniz o üst akıl dedikleriniz değil miydi? Üst aklın Türk düşmanlığı 300 yıldır sürüyor. Yeni mi fark ettiniz?

 

Emperyalizm denilen o üst akılın Türk Milletine biçtiği kefen, Cumhuriyetin eşit vatandaş olarak kabul ettiği milletimizi, etnik olarak ayrıştırmak, mezhep farklılıklarını kaşımak, laik- muhafazakâr çatışmasına sürüklemek Orta Doğu’daki bütün kavga konularının içine çekmektir. Her vesile ile ve son olarak Mersin’de “Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Abaza, Boşnak, Arnavut bizi böldüler, parçaladılar, biz İslam milletindeniz” denilerek Türk Milletine aynen emperyalizmin biçtiği kefene benzer bir elbise tarif edilmektedir. Bizi kim böldü ki birleştirilmeye çalışılıyoruz? Biz Türk Milletiyiz, henüz bölünmedik ve bölünmemeye kararlıyız.

Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin, pek çoğu Osmanlı döneminden intikal eden ve kanunla kurulan dört ayrı idare sistemi vardır. Bunlar Merkezi idare(Devlet teşkilatı), Belediye İdaresi, İl Özel İdaresi(İl Genel Meclisi) ve Köy İdaresi. Bunlar kanunla kurulmuş bir bütündür. Yeni Anayasa değişiklik paketinde, Anayasamızın 123. maddesine “idarenin kuruluşu ve görevleri Cumhurbaşkanı kararnamesi ile düzenlenir” maddesi eklenmiştir. 126. Maddesine “kamu hizmetlerinin görülmesinde verim ve uyumun sağlanması için birden çok ili içine alan merkezi idare teşkilatı, kamu kurum ve kuruluşları kurulabilir” hükmü eklenmiştir. Bu düzenlemenin amacı nedir acaba? Türkiye bir federal devlete mi götürülmek istenmektedir?

 

Bölünmemek için, Demokratikleştirilmiş bir siyasi partiler kanunu ve seçim kanunu ile tahkim edilmiş Parlamenter Demokrasi ile yolumuza devam etmek için, terörle terbiye edilmek istemediğimiz için, bağımsız bir hukuk devleti olmak ve gerçek hukuk güvenliği için, bağımsız, milliyetçi, büyük Türkiye için H A Y I R diyeceğiz… Ülkemizi ve milletimizi canımız kadar sevdiğimiz için, Milliyetçi/Ülkücü olduğumuz için H A Y I R diyeceğiz.

 

 
Etiketler: Türk, Milliyetçileri, HAYIR, , Diyor, !,
Yorumlar
Haber Yazılımı