Yazı Detayı
11 Ağustos 2018 - Cumartesi 10:10
 
UYAN TÜRKİYE’m UYAN!!!
Sefa Sami
sefa_sami@hotmail.com
 
 

“Ülke elden gidiyormuş!!!...

 

Memleketi sattılar!!!...

 

Vatana ihanet ettiler!!!...”

 

Soruyorum size avaz avaz bağırıp milleti galeyana getiren hainler, ortalığı velveleye veren o nankörler neredeler şimdi. Madem ki o kadar delikanlıydınız. Vatansever ve memleket hasreti ile yanıp tutuşuyordunuz. Şimdi niye kabuğuna çekilmiş kaplumbağalar gibi çıtınız çıkmıyor. Nerede kaldı o delikanlılığınız? Nerede kaldı o erkekliğiniz? Sizin sesiniz ancak bu devletin başındaki yöneticilere çıkıyor. Horozlanmanız onlara karşıdır. Hadi yiyorsa şimdi de Avrupa’ya, A.B.D.’ye karşı horozlanın. Horozlanın da göreyim erkekliğinizi. Burada ötersen bir şey olmaz sana. Kılına zarar geldiği vakitte vay efendim demokrasiymiş, vay efendim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ymiş, vay efendim eşitlik ve fikir özgürlüğüymüş tarzından uzun havalar okumaya başlarsınız. Lakin söz konusu dışardaki güç olunca dilin tutulur. Sesin çıkmaz. Bırak sesi kendileri bile toz duman olurlar. Ortalıkta ne kendileri ne de kendilerinden bir eser bulamazsın. Eğer sen gerçek vatanseversen, devletine, milletine bağlıysan çık şimdi konuş. Gerçekleri haykır, adaleti savun. Hani sizin o dediğiniz adalet var ya ondan değil. Gerçek adalet… O zaman bende, çevrendekilerde inanır haklılığına. Tüm gâvur ve düşmanlar birlik olmuş ülkemize, vatanımıza harp ilan etmişler. Sen hala eski telden çalmaktasın. Uyan artık uyan. Bu cennet vatanı bu hale sokan sen ve senin gibi cahiller değil miydi? Şimdi uyan şu gaflet uykusundan. Ölü toprağı at bedeninin üzerinden. Tüm geçmişi elinin tersiyle bir tarafa bırak. Ülken için, vatanın için, devletin, için, bayrağın için en önemlisi namusun için düşmana karşı bir ol, diri ol!

 

Mesele artık bu saatten sonra ne Erdoğan’dır ne de siyasi parti meselesidir. Mesele, güçlenen ve güçlenişi bir türlü önlenemeyen Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni güçsüz etmek, eski yani doksanlardaki haline döndürmektir. Niyetleri tekrardan anayasa kitapçığını, yazar kasaları fırlatmaktır. Peş peşe kepenklerin indirilmesidir. Halkın tekrar sokağa dökülmesidir. Banka kasalarının gizli eller tarafından boşaltılmasıdır. Baştakiler, bu acı sahneler tekrardan yaşanmasın diye mücadele vermekteler. Lakin dış güçlerin yapmak istediği elindeki, evindeki ve cebindeki var olan her şeyi alıp seni sadece bir pantolon bir gömlekle bırakmaktır. Kara kışın ortasında tir tir titrerken sırtındaki palto ayağındaki çizme bile onlara çok görünür. Anlayacağın sana ölme ama sürün diyorlar. Diyorlar da nerde sende onu anlayacak akıl! Başta A.B.D. ve diğer Avrupa devletleri ilk olarak Afganistan ile Pakistan’dan başladılar. Sonra sırasıyla Irak, Mısır, Suriye diye ara hedeflerine vardılar. Ana hedef İran ve Türkiye’dir. Şimdi özellikle de bugünlerde bu hedefe ulaşmak için var güçleriyle gayret gösteriyorlar. Onların bir değil bin planları olsun. Her şeye kudreti yeterli olan Yüce Rabbimin bir planı onların tüm çabalarını yerle bir edecektir. Allah’ın izni ve rızası olmadığı sürece istedikleri kadar havlayıp dursunlar. Asırlarca İslam sancağını şanla, şerefle dünyanın pek çok coğrafyasında adaletle dalgalandıran bu ecdada ve soyuna inşallah hiçbir şey yapamazlar. Yapamayacaklardır. Varsın olsun lanetli paraları olan dolar beş değil on liraya çıksın. Bizler yine kapı gibi yıkılmaz, duvar gibi dimdik ayakta duralım. Vatanımızdan, devletimizden ödün vermeyelim. Hainlere, şeytanlara, deccallara ve fitnecilere fırsat vermeyelim. Yanan bu ateşe korla gitmeyelim. Halil İbrahim peygamberin ateşin ortasında rehin tutulduğu vakit ağzıyla ateşe su taşıyan birer böcek misali olalım. Ekmeklerine yağ yerine zehir sürelim. Onlara hak ettikleri, bize de yakışan şekilde hadlerini bildirelim. Bildirelim ki bu vatanın öylesine kolayca esir edilmeyeceğini anlasınlar. Bizler birlik olursak, dirlik çerçevesi içerisinde yer alırsak değil bir Amerika yüz Amerika bir araya gelse ne yazar. Yeter ki kalplerimiz bu vatan için atsın. Herkes üzerine düşeni yapsın. Gücümüzün, kuvvetimizin yettiği kadarıyla, tüm imkânlarımızla mücadelede bulunalım. Pes etmeyelim.

 

Uzun lafın kısası siyasi fikirleri, dünyevi fikirleri, farklı inançları bir taraf bırakarak gün birlik olma günüdür.

 

Kazanacak olan her zaman HAK olmuştur.

 

BATIL ise her daim kaybetmeye mahkûmdur.

 
Etiketler: UYAN, TÜRKİYE’m, UYAN!!!,
Yorumlar
Haber Yazılımı