Yazı Detayı
08 Nisan 2019 - Pazartesi 08:25
 
Vefa…
Sefa Sami
sefa_sami@hotmail.com
 
 

 

Kara gün dostu, sözünün eri, akraba, akran ve eş dosta karşı her daim iyilik eden, dertleriyle dertlenen, sevinçleriyle mutlu olmaktır. Arayarak hal hatırlarını sormaktır. Çevresinden birinin bir kusuruna rast gelindiğinde onu ifşa etmek yerine örtbas edebilmektir. Makam, mevki sahibi olunduktan sonra eski dostlarını sık sık hatırlayıp arayabilmektir. Kapısına geleni geri çevirmemektir. Haksızlığa uğrayanın hakkını, yetimin malını gözetleyip, onları koruyup, kollayıp sevmektir. Yapılmış olan iyilikleri az görerek daha fazlasını yapmak için gayret göstermektir. Sevdiklerinden, dostlarından biri vefat ettikten sonra da onun ruhu için hatimler, dualar okumak, okutabilmek, hayır ve hayratta bulunmaktır. Allah rızası için hiçbir karşılık beklemeden sevmektir. Kısacası dost demektir.

Toplumun ihtiyaç duyduğu alanlarda yüksek tahsilli kişiler, sahip oldukları bilgileri İlim meclislerinde bulunarak paylaşabilmeleri gerekir. İlim paylaşıldıkça, toplum geleceğe umutla bakar. İlmi kimliğiyle, vatana faydalı olacak şekliyle yetiştirilen her bir fert vefanın en güzel örneklerinden biridir. Bir milletin kalkınabilmesi için her şeyden evvel ilimle donanımlı, tahsilli fertlerin yetiştirilmeleri gerekir. Bu da ancak gecesini gündüzünü birbirine katarak üst düzey çaba gösteren öğretmenlerimizin sayesinde olur.

"Yaşam gülmeyi, sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir" (Mevlana Muhammed Celâleddin-i Rumi) Vefa, asil ve insanın yüreğinde htiği yüce bir duygudur. Samimiyet, fedakârlık, dürüstlük ve sevgi gerektiren bir duygudur. Bu hisleri kalbinde taşıyanlar her daim her yerde faydalı olurlar. Lakin ne acıdır ki vefa da tıpkı dostluk gibi günümüzde kaybolmaya yüz tutulmuştur. Eskiden köyün birinde taziye olduğunda yakın uzak her taraftan akın akın insanlar gelirdi baş sağlığı için. O taziyeler ki yaklaşık bir ay sürerdi. Vefat edenin ruhu için hatimler okunur, dualar edilirdi. Günümüzde ise aynı sokakta, yanı başında komşun vefat ediyor. Günlerce, haftalarca hatta aylar sonra haberin oluyor. Onun ruhu için bir hatim okunur okunmaz taziye bitiveriyor. Mahalle ve köyün birinde bir düğün olduğunda aylar evvelinde o düğünün tatlı telaşı sarmaya başlardı herkesi. Vakti geldiğinde günlerce bazen hafta boyu devam edip sürerdi şenlikler. Şimdilerde ise iki saat içerisinde "Düğün Salonu" adı altında kapalı bir alanda toplanarak düğün tamamlayıveriyor. Eski ramazanlarda misafirsiz, gariban hiçbir sofra kurulmazdı. Günümüzün ramazanlarında ise kaç iftar ya da sahur sofrasında misafir bulundurabiliyoruz?

"Şeytan, aralarını bozmaması için kullarım güzel konuşsun!" (İsra Suresi 53. Ayet) Akla gelebilecek her türlü kötü düşünce, hareket, eylem şeytanın hoşuna gider. Bunlardan birisi de vefasızlıktır. İblisi mutlu etmemek için her türlü olumsuzluklara, yokluklara, sıkıntılara rağmen ahde vefa duygusundan geri kalmamak gerekir. Vefasız bir yaşam sürdürüp şeytanı mutlu etmektense her anımızla, her eylemimizle samimi, dürüst, güzel bir hayat sürdürerek insanları ve yüce Allah’ı sevindirelim.

"Vefa ve samimiyet ilk prensipleriniz olmalıdır" (Konfüçyüs) Hayatımızın her safhasında gerçeklerden ödün vermemek, yalanlardan dolanlardan ve ikiyüzlülükten kaçınmak gerekir. Duruşumuzdan asla ve asla prim vermemeliyiz. Her ne olursa olsun hiçbir zorluk, sıkıntı iyi niyetimizden, güzel fikirlerimizden, yapacağımız hizmetlerden geri bırakmamalıdır. Samimiyet ile vefa her güzelliğin temel taşlarıdır.

Yeryüzünün gelmiş geçmiş vefadaki en büyük örneği şüphesiz ki Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’dir. Hayatının her saniyesi bizler için birer örnektir. Sayısız pek çok güzel vefa örneği vardır. Habeşistan Kralı Necaşi elçilerden oluşan bir heyeti Hz. Peygamberin ziyareti için gönderir. Heyet huzura vardığında Hz. Peygamber kendi eliyle onlara hizmetlerde bulunur. Duruma şahit olan ashâbından bazıları biz hizmet edelim diye itirazlarda bulunduysalar da Peygamber Efendimiz; "Onlar benim ashâbıma iyilik yaptılar. Ben de bizzat onlara hizmet etmek istiyorum " (İbn Kesîr, Bidâye, III, 99) yanıtında bulunur.

Kısacası Müslümanlığın ve insanlığın gereği vefalı olmak hayatımızın mecburiyetlerindendir. Hem dünya hem de ahiret hayatımızda kazanmak istiyorsak karşılıksız, bir an düşünmeden sevmek, iyiliklerde bulunmak zorundayız.

En güzel insan ahde vefasına sadık olandır…

 

 
Etiketler: Vefa…,
Yorumlar
Haber Yazılımı