Yazı Detayı
23 Temmuz 2018 - Pazartesi 18:30
 
YANMAK
İmran Ünal Er
 
 

Huzuru nihavent makamlarında arayanlardanım. Yeşile çalan hislerim maviye dönmüş yönüm; biraz da çığlık çığlığa ömrüm.

 

Kırıntılarım düşüyor yerlere, biri geliyor çiğniyor, biri öpüp başına koyuyor. Her şey mubah düşmelere. Düşmeye gör diyemeyecek iç seslerim. Aksi hali “düş”, “yalpalan”. Hiç dizlerinin üstüne düştün mü? Ben düştüm. Çocuktum belki ama hala içimi acıtır dizlerime kibarca giren çakıl taşları. En kötüsü de kendin çıkarmak zorundasın derine adeta nakşolmuş çakıl taşlarını. Dayanılmaz acı yokmuş. Sürdünmü yokuşa bir şekilde çıkılıyor o yokuş ve  bir şekilde alınıyor o kavşak.

 

Ağlama demediler bana hiç. Biri geldi “ağla için açılır” dedi biri geldi “ağlarsan ağla” dedi. Gözyaşlarımın tuzu başkalarını yaktı kimi zaman. Yakmadan yanamazsın. Yanmak gerek tepeden tırnağa. 

 
Etiketler: YANMAK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı